Günlük hayatın
temposu hızlandıkça, hareket çoğu zaman yaşam alanlarımızın dışına itildi. Biz
bu dengeyi yeniden kurmak için yola çıktık. Gücü saklamak yerine görünür kılan;
rutinin bir köşesinde unutulan değil, yaşamın merkezine yerleşen bir nesne
tasarlamak istedik.
Bu parça, yalnızca
bir ağırlık değil. Bedenle mekân arasında kurulan bilinçli bir bağın ifadesi.
Heykelsi formu, bulunduğu alana sessiz bir prestij katar. Göze sokulmaz; ama
varlığı hissedilir. Düzeni bozmadan, kalabalık yaratmadan, her gün sizi
harekete davet eden zarif bir hatırlatıcıya dönüşür. Çünkü bizce aktif kalmak
bir zorunluluk değil, iyi tasarlanmış bir hayatın doğal parçasıdır. Estetik ve
işlevi birbirinden ayırmıyoruz.
Bir nesne ya
kullanışlıdır ya da güzeldir fikrine karşıyız. Bu tasarım, her ikisini de aynı
anda taşır. Evde ya da ofiste; ister egzersiz aracı, ister tasarım objesi
olarak kullanılsın, bulunduğu her ortamda denge ve anlam yaratır. Zamana meydan
okuyan formu, geçici trendlerin ötesinde konumlanır. Bugün olduğu kadar yıllar
sonra da yaşam stilinize eşlik edecek şekilde tasarlanmıştır.
Çünkü biz uzun ömürlü olanın, hem bedene hem
zihne iyi geldiğine inanıyoruz. Bu parça; sade düşünenler, bilinçli yaşayanlar
ve hayatına küçük ama etkili dokunuşlar katmak isteyenler için üretildi.
THE COLLEN hikâyemiz, hareketi saklamayan bir
estetikle başladı.
Ve her gün, bulunduğu mekânda yeniden yazılmaya devam ediyor.